Titanpedi
Advertisement
Titanpedi

Quote1 Gerçekten umursadığım çok fazla kişi var. Düşmanlarım altı yıl önce çok kolay bir karar verdiler. Yani… Ben merhamet isteyeceğin son kişiyim. Çünkü şu anda kalbimde, ne zamanım ne de umursayacak yerim yok. Quote2
— -Eren'i kurtarırken Mikasa


Mikasa Ackermann (ミ カ サ ・ ア ッ カ ー マ ン Mikasa Akkāman ? ) Serinin yan karakterlerinden biridir. Grisha Jaeger ve Carla Jaeger'in evlatlık kızı ve Eren Jaeger'in evlatlık kız kardeşidir.

Biyolojik annesi ve babası, haydutlar tarafından katledilmişti. Daha sonra haydutlar tarafından esir alınan Mikasa, Eren tarafından kurtarılmıştı.Maria Duvarı’nın düşüşünden yaklaşık bir yıl önce ailesiyle birlikte, Maria Duvarı'nın sınırları içerisinde yaşardı.

Eren ile sadece sessiz ve huzurlu bir hayat yaşamak istese de, Mikasa onu orduya kadar takip etmeyi seçti. Böylelikle ikisi de 104. Eğitim Birliği’ne katıldı. Ve kısa zamanda birliğin en iyi askerlerinden biri oldu. Daha sonra Eren’in yanında olmak ve onu korumak istediği için Keşif Birliği’ne katıldı.

Dış Görünüşü

Apparence mikasa

Mikasa, oldukça uzun boylu ve karnı boyunca sıralı kasları olan, fiziksel olarak formda ve sağlıklı bir kadındır. 854 yılında, zaten kısa olan saçlarını daha da kısaltır fakat perçemlerini uzun bırakır. Soluk teni, Asyalı kadın yüz hatlarına sahip suratı, gri gözleri ve çenesine kadar olan perçemleri ile Jean Kirschtein’ın da dediği gibi dikkat çekici bir kızdır.

Göz rengi tutarlı değildir ve genellikle ışığa veya çevreye bağlı olarak grinin tonları ile bazen mavi renkler arasında değişir. Kolları, bacakları ve karnı boyunca dizilmiş kaslarla son derece formda bir vücuda sahiptir. Mikasa'nın sağ gözünün altında Eren Titan formundayken farkında olmadan onu öldürmeye çalışmasının ardından oluşan küçük bir yara izine sahiptir.

Bir asker olarak, Mikasa genellikle Üç Boyutlu Manevra Teçhizatı’nın deri kemerlerden oluşan iskeletini giyer. Beyaz bir gömlek ve siyah pantolon üstüne Keşif Birliği arması bulunan kahverengi bir ceket de giymektedir. Duvar dışı görevlerinde ise Keşif Birliği’ne atanmış olan yeşil bir pelerin giyer. Eren'in onu insan tacirlerinden kurtardıktan sonra kendisine verdiği koyu kırmızı bir atkı kıyafetinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Onun için çok değerlidir. Ve o atkıyı hep yanında taşımaktadır.

Marley’de iken, göğüs kısmında Keşif Birliği arması bulunan metal bir göğüs plakasıyla birlikte birçok kayış içeren bir kıyafet giyiyor. Kayışların destek sağladığı gaz tankı, ek bir benzin deposu ve bacaklarından aşağıya doğru dikey olarak inen bidonlar taşıyor. Ayrıca yanında silahlar ve Yıldırım mızrağı da bulunduruyor.

Kişiliği

Ebeveynlerini kaybetmeden önce, Mikasa neşeli ve anlayışlı bir çocuktu. Küçük yaşlardan itibaren, dünyanın sertliğinin farkında olarak avcıların daha zayıfları avlayıp öldürme tarzına tanık oldu. Ancak masumiyeti, bu gerçeği unutmasına sebep verdi ve ailesiyle mutlu bir şekilde yaşamaya devam etti. Bu hayali barış, bir grup suçlu tarafından hem Mikasa'nın hem de annesinin başarısız bir kaçırılma girişiminde, anne ve babası gözleri önünde vahşice öldürdüğünde paramparça oldu. Daha sonra Eren Jaeger ile bu saldırganların üstesinden gelmeyi başardı. Mikasa çocuk olmasına rağmen tereddütlerini bir kenara bırakıp adamlardan birini öldürmeyi başardı. Bu travmatik olayın ardından hayata genel olarak alaycı bir bakış açısı kazandı ve dünyayı sadece güçlü olanların hayatta kalabileceği acımasız bir yer olarak kabul etti.

Mikasalittle

Anne ve babasını kaybettikten sonra Mikasa, duygusal olarak gözle görülür bir şekilde içine kapandı ve ciddileşti. Ancak arkadaşlarını özellikle Eren Jaeger ve Armin Arlert’i ailesi olarak görüyor ve onları kaybetmeyi göze alamıyor. Onlara koruma içgüdüsüyle yaklaşıyor. Ergenlik dönemindeki kişiliği, onun için savaşmazsa hayatta kalamayacağını söyleyen Eren tarafından etkilenmiş ve o yönde şekillenmiştir. Bu sözler onunla kalmaya devam ediyor ve zihni otomatik olarak onlar ölüme yaklaştığında bu sözlerle birlikte, onu teşvik etmede işe yarıyor. Eren'i korumaktaki kararlılığı, bir asker olarak olağanüstü becerilerine de büyük katkıda bulunmuştur. En iyilerin en iyileri arasında olmasına rağmen, mütevazı davranıyor, hava atmaktan ve küstahlık etmekten kaçınıyor.

Mikasa’nın güçlü bir doğru, yanlış tutkusu var. Ama aynı zamanda Eren’e karşı çok korumacı davranıyor ve onun doğru olduğunu savunduğu düşünceleri takip etmesini istiyor. Buna rağmen kararlarında asla Eren’i etkileyemeyeceğini biliyor. Eren'i gittiği her yere kadar takip etmeye, verdiği son kararlara sadık kalmaya özen gösteriyor. Ve ona yardım etmek için hayatı tehlikeye girse bile ne pahasına olursa olsun Eren’i korumak istiyor. Askeri birliğe katılıp ardından Keşif Birliği’ne katılma sebebi ise Eren’in her zaman yanında olmak ve onu korumak. Eren’in tüm söylediklerini çok dikkate alıyor, örneğin Eren Mikasa’ya saçlarının çok uzun olduğunu ve kestirirse daha rahat hareket edebileceğini söylemesi üzerine, Jean Kirschtein’ın saçlarının güzel olduğunu söylemesini önemsemeyip saçlarını hemen kestiriyor.

Körü körüne Eren’e gösterdiği sadakate rağmen hala aklı başında ve sabırlı bir kız. İradesi güçlü ve nadiren soğukkanlılığını yitirir. Eren’in öldüğünü düşündüğü sırada bile, dışarıdan öyle sakin kalmayı başardı ki, Eren'i kaybetmenin acısıyla boğuştuğunu ancak Armin anlayabilirdi. Yine de duygularının etkilerine karşı tamamen bağışık değil. Eren'e karşı güçlü sadakati, özellikle de tehlikedeyken, zaman zaman yargılarını etkiliyor. Eren’i koruma amacıyla bazen başkalarının hayatını ya da kendi hayatını tehlikeye atabiliyor. Buna ilişkin bir örnek Eren’i kaybettiğini düşündüğü sırada kısa bir süre kederine teslim olup liderlik etmesi gereken askerlerin hayatlarının sorumluluğunu, unuttu. Ancak Eren ile hatıraları yeniden uyandığında, bilinçli bir karar verip bir daha asla pes etmeyeceğine söz verdi. Eren’i kaybetmesiyle ilgili anıları da onu yiyip bitiriyordu. Onu iyi ve canlı bulduğunda, soğukkanlılığını kaybedip sevinç gözyaşları döktü.

Mikasa’nın Eren ile olan bağı, şüphesiz onun için en önemli ve onu tanımlayan ilişkisidir. Eren’in iyiliği için şefkat, endişe, öfke, utanç gibi çeşitli duygularla boğuştu. Eren’i koruma içgüdüsü o kadar güçlüydü ki ona zarar veren veya karşı gelen kişilere karşı büyük bir kin beslerdi. Eren’i kaçırmaya çalışan Dişi Titan’a büyük bir öfkeyle saldırdı. Mikasa, Eren ile aralarında romantik bir ilişki olduğunu söyleyenlere kızardı ama Eren’i sonsuza kadar kaybetme düşüncesi bile ona dayanamayacağı kadar büyük bir sıkıntı yaşatırdı. Mikasa, Eren'in ilk tanıştıklarında ona verdiği kırmızı atkıyı takar, üzüldüğünde güç ve rahatlık kaynağı olarak görür ve onu dayanağı olarak kullanır.

Geçmişi

Mikasa, Ackerman bir babanın ve Orientel klanı’na mensub olan asyalı bir annenin tek kız çocuğudur. Ebeveynlerinin ölümünden önce Maria Duvarı’nın tarım arazilerinde barış içinde yaşardı. Çocukken annesi ona asya tarzı bir nakış öğretti. Irklarının son üyelerinden olmak onları insan ticareti alanında çok değerli yaptı. Mikasa'nın ebeveynlerini öldüren ve henüz dokuz yaşındayken, başkentteki insanlara köle olarak satmak amacıyla onu kaçırmaya çalışan insan kaçakçıları için yüksek değerli hedefler haline getirdi.

Haydutları kandıran ve iki tanesini öldürmeyi başaran Eren Jaeger tarafından kurtarıldı. Eren daha sonra üçüncü adam tarafından ezildi ve boğulma eşiğine geldi. Eren umutsuzca Mikasa’ya bakıp onu savaşmaya çağırdı. Başlangıçta Mikasa korkmasına rağmen, Eren'i öldürmeye çalışan hayduta saldırıp onu öldürerek "Bu dünyanın duygusuz ve acımasız bir yer" olduğunu fark etti. Askeri Polis ve Grisha Jaeger olay yerine geldiğinde haydutların cansız bedenini buldular. Ve Eren kırmızı atkısını Mikasa’ya vererek onu ailesine kabul etmiş oldu. Bu olay sonucunda Mikasa’yı zorlu bir askere dönüştürecek ve savaşma içgüdülerini mükemmel seviyeye getirecek olan Ackerman Öz’ü uyandı. Eren’in ailesiyle birlikte Maria Duvarı’nın düşüşüne kadar Shiganshina semtinde yaşadı.

Hikayesi

Shiganshina’nın Düşüşü

845 yılında Mikasa Maria Duvarı’nda yaşamını sürüyordu. Eren’in uyandırıp eve dönmeleri gerektiğini söyledi. Eren’in uyandıktan sonra ağlamasına çok şaşırdı. Dönüş yolunda, Hannes ile karşılaştılar. Mikasa, Eren’in askerlerin görevde olmalarına rağmen başıboş dolaşmalarına hayıflanmasına tanık oldu. Daha sonra ikisi birlikte Keşif Birliği’nin başarısız bir görev sonucunda Duvarlar’a dönüşünü izledi. Mikasa, eve döndüğünde eren hakkındaki endişeleri yüzünden Eren’in Keşif Birliği’ne katılmak istediğini ailesine açıklar. Eren sinirlenir ve evden ayrılır, Mikasa da Eren’in peşinden gider. Bu sırada zorbalar tarafından saldırıya uğrayan Armin Arlert’i kurtarırlar. Ve üçü birlikte bu kocaman duvarların dışında ne olduğunu konuşurlar.

O anda, Muazzam Titan'ın aniden ortaya çıkıp Duvar Maria'nın kapısında bir yarık açmasına tanık oldular. Mikasa ve Eren evlerine doğru koştu fakat Eren annesini evlerinin enkazı altında sıkışmış bir şekilde buldu. İkisi beraber Carla'yı kurtarmayı denedi fakat bu imkansızdı. Hannes,titan Eren'in annesini iştahla yerken ikisini de kucaklayıp oradan uzaklaştırarak kurtardı. Eren ile Mikasa, Zırhlı Titan iç kapıyı kırıp titanların Duvar Maria'nın içine girmesine izin vermeden hemen önce bir gemiye yerleştirildi.Güvenli bir şekilde giderken Eren tüm titanları öldürmeye ant içti. Eren Duvar Rose'un güvenli sınırları içerisinde beklerken, yemeklerini yabancılarla paylaşmak zorunda olmaktan yakınan bir Garnizon Birliği askeri ile yüzleşir. Asker ile yüzleştiği için dövülen Eren Duvar Maria'yı kendi elleriyle geri alacağına yemin ediyor. Hissettiği baskıdan dolayı Armin'e kızıp onu suçlarken Mikasa Eren'i kendisine getirmek için ona yumruk atıyor. Eren'e onu korumak ve hayatta tutmak için her şeyi yapacağını ilan ediyor ve daha önce öfkeyle fırlattığı ekmeği ona geri vererek yemesi için Eren'i zorluyor.


Advertisement